Hizmetlere dön
    Hizmet Alanı

    İstanbul Ceza Hukuku Avukatı

    Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık, mağdur ve müşteki müdafiliği. Uzlaştırma, tutukluluk, adli kontrol, istinaf ve temyiz süreçlerinde hukuki destek.

    Bir ceza soruşturması veya davası, kişinin özgürlüğü, mesleki geleceği ve toplumsal itibarı üzerinde doğrudan etki doğurur. Hem şüpheli ve sanık tarafında hem de mağdur ve müşteki tarafında etkili bir savunma veya hak arama, usul kurallarının zamanında ve eksiksiz uygulanmasını gerektirir. Vega Hukuk İstanbul olarak ceza hukuku alanında, soruşturma aşamasından Yargıtay incelemesine kadar dosya bazlı hukuki danışmanlık ve müdafilik-vekillik hizmeti sunuyoruz.

    Ceza Hukuku Nedir?

    Ceza hukuku, toplumsal düzeni bozan fiilleri suç olarak tanımlayan ve bu fiiller karşılığında uygulanacak yaptırımları düzenleyen hukuk dalıdır. Maddi ceza hukuku Türkiye'de temel kaynağını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda bulur. Bu kanun; suç genel teorisi, kast ve taksir, tipiklik, hukuka aykırılık ve kusur unsurları, cezayı azaltan ve artıran haller, hürriyeti bağlayıcı ve adli para cezaları ile güvenlik tedbirlerini düzenler.

    Ceza muhakemesi hukuku ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu tarafından düzenlenir. Bu kanun; soruşturma ve kovuşturma aşamalarını, savcının ve mahkemenin yetkilerini, koruma tedbirlerini (yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma), şüpheli-sanık ve mağdur-müşteki haklarını, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi kurallarını içerir. Adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı ceza muhakemesinin temel güvenceleridir. Uygulamada her olay; fiilin hukuki nitelendirilmesi, delillerin güvenilirliği ve tarafların beyanları birlikte değerlendirilerek çözülür.

    Sık Karşılaşılan Durumlar

    • Soruşturma aşamasında müdafilik: Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüpheliye ifade alınması sürecinde eşlik edilmesi ve savunma hakkının korunması.
    • Kovuşturma aşamasında müdafilik: Asliye ceza, ağır ceza ve çocuk mahkemelerinde sanık olarak yargılananların savunmasının yapılması, delil toplanması ve tanık dinlenmesi süreçlerinin yönetilmesi.
    • Mağdur ve müşteki vekilliği: Suçtan zarar gören tarafın şikayet hakkını kullanması, ceza davasına katılma talebi ve tazminat hakkının korunması.
    • Tutukluluk ve adli kontrol incelemesi: Tutukluluğa itiraz, tutukluluğun devamı veya kaldırılmasına yönelik talepler, adli kontrol tedbirlerinin değiştirilmesi.
    • Uzlaştırma süreçleri: Şikayete bağlı suçlarda ve kanunen uzlaştırma kapsamındaki suçlarda tarafların uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşması.
    • Basit yargılama usulü: 7188 sayılı Kanun ile getirilen basit yargılama usulünün uygulandığı hallerde savunmanın hazırlanması.
    • Kasten yaralama, hakaret, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali davaları: Şikayete tabi suçlarda hem şüpheli hem mağdur tarafına müdafilik-vekillik.
    • Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve hırsızlık suçları: Nitelikli hallerin belirlenmesi, delil analizi ve savunma stratejisinin oluşturulması.
    • Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama: Trafik kazalarından kaynaklanan ceza sorumluluğu ve tazminat talepleriyle birlikte değerlendirilen dosyalar.
    • İstinaf ve temyiz başvuruları: İlk derece mahkemesi kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay'a yapılan kanun yolu başvuruları.
    • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme değerlendirmesi: 5271 sayılı CMK 231. madde kapsamında HAGB koşullarının incelenmesi ve 5237 sayılı TCK 51. madde uyarınca ertelemenin değerlendirilmesi.

    Hukuki Süreç Nasıl İşler?

    Ceza hukukunda süreç, soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki ana aşamada yürür. Soruşturma aşaması, suç şüphesinin cumhuriyet başsavcılığınca öğrenilmesiyle başlar. Bu aşamada deliller toplanır, şüphelinin ifadesi alınır ve şüpheli hakkında koruma tedbirleri uygulanabilir. Soruşturma sonunda yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir ve mahkemeye verilir; yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz yolu açıktır.

    Kovuşturma aşaması, iddianamenin kabulüyle başlar. Bu aşamada sanık hazır bulunma, savunma yapma, tanık dinletme ve delil sunma haklarını kullanır. Mahkeme, sanığın sorgusunu yapar, tanıkları ve bilirkişileri dinler, delilleri değerlendirir ve hükmünü kurar. Hüküm; beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi şeklinde olabilir.

    Müdafilik hizmetinde ilk adım, dosyanın UYAP üzerinden incelenmesi ve eksik belgelerin tamamlanmasıdır. Soruşturma gizliliği kuralları kapsamında gerekli izinlerle dosya içeriği incelenir. Şüpheli veya sanığın ifadesi alınmadan önce kendisiyle detaylı görüşme yapılır; lehine ve aleyhine olan deliller ile savunma stratejisi birlikte belirlenir. Mağdur ve müşteki vekilliğinde ise şikayet dilekçesi, tazminat talepleri ve katılma talebi hazırlanır. Duruşmalarda beyan ve soru sorma hakkı aktif biçimde kullanılır. Kararın ardından CMK 272 ve devamı maddeleri çerçevesinde yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesi kararına karşı ise CMK 286 ve devamı maddeleri uyarınca temyiz yoluna gidilir.

    Danışma

    Soruşturma veya kovuşturma sürecinde müdafilik, mağdur vekilliği, uzlaştırma, tutukluluk incelemesi veya istinaf başvurusuyla ilgili dosya bazlı değerlendirme almak için İletişim bölümünden randevu talep edebilirsiniz. İlk görüşmede dosyadaki belgeler kısaca incelenir ve olası strateji çerçevesi sunulur.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Gözaltı süresi ne kadardır ve tutukluluk hangi koşullarda uygulanır?

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 91. madde uyarınca gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Yol süresi bu sürenin dışındadır ve en çok on iki saat olabilir. Toplu işlenen suçlarda, delillerin toplanması veya şüphelilerin sayısı gibi sebeplerle cumhuriyet savcısı gözaltı süresini her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak karar verebilir. Tutukluluk ise CMK 100. madde uyarınca yalnızca kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma, delilleri karartma gibi tutuklama nedenlerinden birinin varlığı halinde ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde sulh ceza hakimliğince karar verilir.

    Şüpheli ve sanığın soruşturma-kovuşturma aşamasında hangi hakları vardır?

    5271 sayılı CMK 147. madde uyarınca şüpheli veya sanığa ifade ve sorgusundan önce; kendisine yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafinin hukuki yardımından yararlanabileceği, yakınlarına haber verilmesini isteyebileceği, susma hakkının bulunduğu, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir. CMK 150. madde uyarınca üst sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi zorunlu olarak atanır. Çocuklar ve kendini savunamayacak durumda olanlar için de zorunlu müdafilik söz konusudur.

    Uzlaştırma nedir ve hangi suçlarda uygulanır?

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma, suçtan zarar gören ile şüpheli veya sanığın, bağımsız bir uzlaştırmacının yardımıyla anlaşmalarını sağlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ile kanunda açıkça belirtilen suçlar (kasten yaralamanın basit hali, konut dokunulmazlığının ihlali, hakaret, hırsızlık gibi) uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanması halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya dava düşer. Uzlaşma çoğu durumda mağdurun maddi ve manevi zararlarının giderilmesini içerir.

    Asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri arasındaki görev ayrımı nedir?

    5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 12. madde uyarınca ağır ceza mahkemeleri; yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas suçları ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işleri görür. Bu sayılan suçlar dışındaki suçlarla ilgili dava ve işler ise asliye ceza mahkemesinde görülür. Sulh ceza hakimliği ise CMK'da öngörülen koruma tedbiri kararlarını (tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma) verir.

    Ceza davasında istinaf ve temyiz yolları nasıl işler?

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 272 ve devamı maddeleri uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istinaf talebi ilk derece mahkemesine verilir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi; istinaf başvurusunu esastan inceler, gerekirse duruşma açar ve hükmü kaldırarak yeni hüküm kurabilir veya onaylayabilir. CMK 286. madde uyarınca bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir; ancak bazı hafif cezalı kararlar kesin niteliktedir. Temyiz incelemesi Yargıtay'ın ilgili ceza dairesi tarafından yapılır.

    Şikayete tabi suçlarda şikayet süresi ne kadardır?

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 73. madde uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda, fiili ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayet hakkının kullanılması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçtikten sonra şikayet hakkı düşer ve kamu davası açılamaz. Şikayetten vazgeçme halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya dava düşer. Kasten yaralamanın basit hali, hakaret, tehdit (bazı nitelikli haller hariç), konut dokunulmazlığının ihlali gibi suçlar şikayete tabidir. Resmi makama yapılan başvuru, şikayet hakkının kullanılması için yeterlidir.

    Danışma ve İletişim

    Somut uyuşmazlığınız için dosya bazlı değerlendirme almak üzere iletişime geçebilirsiniz. İlk görüşme için randevu talebinizi aşağıdaki kanallardan iletebilirsiniz.

    Osmanağa Mahallesi, Karadut Sokak No:14/10, Kadıköy/İstanbul · Pazartesi-Cuma 09:00-18:00

    Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay kendi koşullarında değerlendirilmelidir; bu içerik hukuki danışmanlık yerine geçmez.

    Son güncelleme: 09 Nisan 2026